Trabzonspor’dan ortak deklarasyon

Trabzonspor’dan ortak deklarasyon

Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen’in çağrısı üzerine dün toplanan eski başkanlar, yöneticiler ve kulübün ileri gelenleri bir deklarasyon hazırladı.Trabzonspor Kadir Özcan Tesisleri’nde deklarasyonun kamuoyuna açıklanması için düzenlenen toplantıya bordo-mavili kulübün eski başkanları Faruk Özak, Ahmet Celal Ataman, Özkan Sümer, Salih Erdem, Atay Aktuğ, Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzonspor Basın Sözcüsü Asım Örem, yönetim kurulu üyesi Suat Şen, AK Parti, MHP ve CHP il başkanları, kulübün eski asbaşkanları, yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, Galatasaray maçındaki hakem hatalarının ardından bordo-mavili kulübün yanında yer alan herkese teşekkür etti, Osmanlıspor maçında herkesi tribüne bekliyoruz. Herkesin haklı davamıza sahip çıkmak için tribüne gelmesi gerekir. Taraftarlarımız şiddet eylemlerinden uzak durmalıdır. Osmanlıspor maçında da sonrasında da asla Trabzonspor’a zarar verecek, haklı davasına zarar verecek davranış ve provokasyonlardan uzak durmaları gerekir dedi.Sürmen daha sonra, toplantıya katılan herkesin altına imza attığı ortak deklarasyon metnini okudu. Deklarasyonda şu ifadeler yer aldı: 21.02.2016 günü İstanbul TT Arena’da oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçında bir hakem faciası yaşanmıştır. Ülkenin spor camiası dışında, uluslararası spor ve ana haber programlarına konu olan bu maçın hakemi herkesin büyük tepkisini çekmiştir. Verilen, verilmeyen penaltılar, adalet anlayışı ile bağdaşmayan kart uygulamaları ve maçın oynanma süresi izleyenleri dehşete düşürmüştür. Karşı takım taraftarları bile bu haksızlığa tepki koyabilmiştir. Buna rağmen bu büyük haksızlığın mimarları, taşeronları ve işbirlikçileri, medeni bir gönül alma duygusu olan, özrü bile Trabzonspor’dan ve futbol camiasından esirgemişlerdir. MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu, yaptığı basın toplantısında Trabzonspor’a karşı yapılan haksızlığı kabul etmekle birlikte, kendisine Trabzonspor’un mağduriyetini gidermek yönündeki soruları duymazdan gelmiş, aksine futbolcularımızın ceza almaları yönündeki ifadelerle gündemi değiştirmeye çalışmıştır. Anlaşılan sahada yapılanlar yeterli görülmemiştir. TFF ise garip bir şekilde suskunluğu tercih etmiştir. 110 yıllık futbol tarihine sahip Trabzon şehrinin kulübü Trabzonspor, yıllarca ezilen, hor görülen Anadolu’dan çıkmış, devrim yapmış, şampiyonluklar kazanmış ve ülkemize Avrupa’da başarılar getirmiş, bir futbol markası olmuştur. Bu yönüyle, ülkenin ve dünyanın her yerinde insanların sevgisini ve gönlünü kazanarak, büyük bir taraftar kitlesine ulaşmıştır. İşte bu sorumlulukla, Trabzonspor mücadelesini her zaman futbol sahalarında sürdürmüş, sporun ruhu fair-play anlayışına aykırı yollardan uzak durmuş, ‘Başarı için her yol mubahtır’ düşüncesine karşı olmuştur. Futbolun bu günkü trajik durumunun sorumlularının gazabına uğrayan, sesini duyuramayan, süper lig ve diğer liglerdeki bir çok kulüp taraftarları, Trabzonspor’umuzun uğradığı bu haksızlık karşısında, Trabzonspor’u sahiplenip,her şekilde Trabzonspor’un yanında olduklarını beyan etmişlerdir. Bu nedenle Trabzonspor’un sadece kendisinin değil, haksızlığa uğrayan tüm kulüplerin sesi olmak gibi bir sorumluluğu da vardır.Ali Sürmen’in okuduğu deklerasyon şu ifadelerle devam etti: Futboldaki bu egemen düşüncenin oluşturduğu acımasız, insafsız, taraflı anlayış futbolun saha dışından yönetilmesi, kısaca şikecilik anlayışı futbolseverleri stadyumlarından ve TV ekranlarından uzaklaştırmıştır. Futbolun düşürüldüğü bu durum, bu aç gözlü anlayışı ne yazık ki durduramamıştır. Gözü dönmüşler, bütün enerjilerini, son kalan adalet ve vicdan kırıntılarını yok etmek için harcamaya devam etmektedirler. Ancak bilinmelidir ki, bu hukuksuz, adaletsiz ve vicdansız anlayışa dur denileceği bir sınır vardır. Bu sınır Galatasaray-Trabzonspor maçında fazlasıyla aşılmıştır. Ruhunu fanatizme teslim edenler bile, ‘Yeter’ diyebilmiştir. Tüm ezilen,hakkı yenilen taraflar bu vesile ile sesini yükseltip, haksızlığa isyan etmiştir. Bu nedenledir ki; Mağduriyetlere yol açanlar ve onların destekçileri,hak ettikleri cezaları alıp futbol dünyasından ebediyen uzaklaştırılmadıkça, bu yolu olağan zannedenler aymazlık, haksızlık ve hak gaspı eylemlerini sürdürmeye cesaret bulacaklardır. Türk futbolunu yönetenlerin,yaptıkları hataların bedelini ödememesi, istifa etmemeleri halinde, ileri de daha vahim sonuçların doğmasından endişe duymaktayız. Bu kuşkumuzu ve beyanlarımızı, sporla ve kamu düzeni ile ilgili tüm kurumların zaman geçirmeden dikkate alması, en büyük beklentimizdir. Aksi halde Trabzonspor ve haksızlığa uğrayan tüm kulüpler bu mücadeleyi büyüterek sürdürecek ve de birleşerek büyüteceklerdir. Bu adaletsizlikler, futbolu keyif alınan güzel bir oyun olmaktan çıkarmıştır. Umuyoruz ve temenni ediyoruz ki, Türk futbolunun utanç günü olan 21.02.2016 tarihi, futbolun güzel günlerinin yeniden doğuşunun miladı olur.Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da, tüm Trabzon halkı olarak bu açıklamanın altına imza attıklarını belirterek şunları söyledi: Tüm Trabzon halkı adına, hak ve adalet istiyoruz. Her şeyin ele alınmasını tavsiye ediyor ısrarla takipçisi olacağımızı da belirtiyoruz. Hatta bir meclis araştırma komisyonundan tutun da Futbol Federasyonu’nun ve MHK’nin tümümü elden geçirilmesini, irdelenmesi, incelenmesi, soruşturulmasını burada alenen Türkiye’nin tüm idarecilerinden talep ediyoruz. Üstün geçinenlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün her alanda olması gerekir. Bu anlayışın barış ve kardeşlik içinde bir yarış olan futbola da hakim olmasını talep ediyoruz.Toplantının son bölümünde bordo-mavili kulübün eski başkanları söz aldı. Faruk Özak, 21 Şubat’taki utanç tablosundan sonra bir araya geldik. Bugün deklarasyon yayınlandı. Belki içeriğini hafif bulanlar olabilir, ki biraz öyle oldu ama bana göre haklı olup haklı kalmak lazım. Bu mücadelenin sadece Galatasaray maçıyla ilgisi yok, geçmişten geliyor, gelecekte de bu mücadele devam edecek. Bu haksızlık ne ilktir ne de sondur. Buna hazır olmamız gerekiyor. Bu kararlılığı göstermemiz gerekiyor. Zor dönemden geçen kulübümüz ve takımımız camiaya çok ihtiyaç duymakta. Zor günlerden geçiyoruz ama bunları aşarız. Bu irade, kararlılık ve azim camiada var. Eksiklik; birliktelik, yalnızlık ve yumruk yumruğa olabilmek. Fedakarlık günleri ve ayları başlıyor. Buradan çıkıp işimize bakamayız. Herkese büyük sorumluluk düşüyor. Trabzonsporlu olmanın gururunu yaşayanlar sorumluluklarını da yaşamalı dedi.Ahmet Celal Ataman ise, Bu cinayeti ve o heyetin başındaki adamı izledikten sonra şunu bir kez daha anladım ki, birlik ve beraberliğimizi tesis edemedikçe, tek yumruk olmadıkça bunların üstesinden gelmemiz zor görünüyor ifadesini kullandı. Özkan Sümer, Türkiye’de ilk defa böyle bir olayda genel bir tepki oluşmuştur. Çok sevindirici bir şey. Trabzonspor böyle bir uyanışa katkı yapmışsa bu da önemlidir. Yakınmak, yerinmek işinden çıkaralım bunu. Bu olaya karşı nasıl tepki vereceğimiz konusunda da bireysel düşünceden çıkıp ortak bir tepki vermek için çalışalım dedi. Salih Erdem, Haksızlığa karşı başkan ve kulübün ortaya koyduğu davranışlarla Trabzonspor Anadolu’da kaybettiği itibarını bu vesileyle yeniden yükseltmiştir derken, Atay Aktuğ, Trabzonspor camiası bu olayı bir başlangıç olarak ele almalı. Kulüpler Birliği Vakfı’nın çok ciddi olarak bu işe el koyması lazım, koymuyorsa zorlanması lazım. Çünkü bütün kulüpleri ilgilendiren bir sonuç bu. Hakem hataları gerçekten faciaydı. Hakemler için de bir başlangıç olmalı bu dönem diye konuştu.

Bir önceki yazımız olan Trabzonspor'dan sert açıklama: Selçuk adam olsa atmazdı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar