Adnan Koç ve İzel aşk yaşadı mı?..

Adnan Koç ve İzel aşk yaşadı mı?..

Adnan Koç’un Akşam’da yayınlanan röportajı…

Necdet Tokatlıoğlu’nun ‘Al Aşkını Çal Başına’ adlı eserine cover yapmak nereden aklınıza geldi?

Necdet Tokatlıoğlu çok sevdiğim bir müzisyendir. “Al Aşkını Çal Başına” adlı şarkıyı yeni nesillere de taşımak istedim. Çünkü gerçekten kimliği pop olan bir şarkı ve ben de öyle okudum.

İzel ile aynı zamanda ‘Merak Etme’ parçasına düet yaptınız. Aranızda nasıl bir sinerji oluştu?

İzel, çok sevdiğim bir dostum, arkadaşım. Albüme hakikaten çok büyük katkıları oldu. Onunla çalıştığım süre içinde albüme çok büyük emekleri oldu. Dolayısıyla bu şarkı benim içinde çok önemli. Güzel oldu. İzel’in hakkını ödeyemem.

İZEL İLE BİR İLİŞKİ ASLA OLAMAZ

İzel ile albüm birlikteliğinin yanı sıra aşk haberleri çıktı. Ne söylemek istersiniz?

Yok böyle bir şey. Aslı astarı olmayan haberler. İzel’le benim aramda bir ilişki asla olamaz. Bu konuda konuşmanın da kimseye bir faydası yok.

Oyunculuktan müzisyenliğe geçen birçok isim sayabiliriz. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Açık konuşmak gerekirse ben müzisyenliği ve oyunculuğu çok fazla ayırmıyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü ikisi de duygularla alakalı. Oyunculukta o doğallığı yakalayabiliyorsan, şarkıları yorumlarken yine o doğallığı yakalayabiliyorsan zaten başarılı olursun. Başarı dediğin şey, yüreğini ortaya koyup, inanarak yapmaktır! Hissettirmek önemlidir. Eskiden dikkat edin bütün müzisyenlerin filmleri vardı. Neredeyse olmayan yok. Ayrıca birçok Yeşilçam sanatçısından örnek vermek gerekirse Cüneyt Arkın, Göksel Arsoy, bir dönem gazinolarda şarkı söylemiş insanlardır. 

ÖNCELİĞİM OYUNCULUK

Sizin önceliğiniz oyunculuk mu müzisyenlik mi?

Önceliğim oyunculuk. Çünkü müzik benim hayatımın her alanında var zaten. Bu öncelik tabii onu öncelikli kılmıyor. Her ikisi de hayatımda olacak. Oyunculukla daha fazla bir kitleye ulaşmak istiyorum. Müzikte olduğu gibi oyunculukta da hakkını vermeye çalışan biriyim. Farklı karakterleri oynamayı seviyorum. Değişik karakterlere bürünmek ayrı bir deşarj sağlıyor. Müziğe gelince, gözlerimi kapayıp okuduğumda zaten mutluyum. O bir parça tabii şu an.

Sanatın birçok dalında hizmet veriyorsunuz. Bir koltuğa birkaç karpuz sığdırmak nasıl bir şey?

Güzel bir şey.  Radyo programım var. Ses sanatçısıyım. Ataşehir’de sahne alıyorum. Öğrencilerim var. İki tane müzik topluluğunu çalıştırıyorum. Her Renk Müzik Topluluğu ve Noter Personeli Vakfı Müzik Topluluğu’nda şeflik yapıyorum. Korodaki arkadaşlarıma yalnızca şarkı söylemeyi değil, kendilerini ifade etmeyi de öğretiyorum. Bunun dışında bireysel konserlerim oluyor. Dizi filmlerde rol alıyorum. Bu arada sürpriz, çok yakında ilk sinema filmimin çekimlerine başlayacağız. Çok güzel bir proje. Daha ne yapayım… (gülüyor)

‘MUHTEŞEM’DE FENA OYNAMAMIŞIM”

‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinde Behram Paşa karakteriyle özdeşleştiniz. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?

– Yok Behram’ı severim. İzleyicilerim öyle hatırlıyorsa beni demek ki rolümün hakkını başarıyla vermişim, ne mutlu bana. Muhteşem Yüzyıl da tabii çok sevilen bir diziydi. Ben de elimden geleni yaptım. Bugün seyrettiğim zaman hakikaten ‘Fena oynamamışım’ diyorum.

Bir önceki yazımız olan Röportaj - 'Çoğunluk AB'ye Üyelik Sürecimizi Destekledi' başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumlar